Pandemi Süreci Yıllar Boyu Sürerse Ağızlara Etkisi Ne Olur?

indir
Abone Ol
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Türkçenin tarihsel gelişimi sürecinde izole bir hayatın etkisiyle farklı biçimlerinin gözükmesinin olağan olduğu ağızlarda konuşma farklılıkları gözükmektedir. Hayat içerisindeki sosyal durumlar, aktiviteler, yaşayış biçimleri ağızları şekillendirir. Halaç Türkçesi izole bir dil olması ve o ağzı konuşan kişi sayısının azalmasıyla birlikte ömrünü yitirmeye başlamış bir dil olarak karşımıza çıkar. Bugün coğrafyamızda konuşulan Türkiye Türkçesinin ağızlarında yöreden yöreye, ilden ile, hatta ilçeden ilçeye bile farklılıklar görülmektedir. Tüm bunlar yaşayış, kültür ve birikimlerin dile yansımasıdır.

İçerisinde bulunduğumuz pandemi sürecinin uzamamasını gönülden isteriz fakat olumsuz bir durumda bu sürecin 10 yıl veya daha fazla süreyle uzayacağını düşünürsek bu durum, küçük yerleşim bölgelerinde yaşayan ağızların geleceği için olumsuz sonuçlanacaktır. Bu sonuçları birazdan ön gördüğümüz şekilde madde madde açıklayacağız.

Gelişen teknoloji Anadolu ağızların konuşulmasını zaten olumsuz bir şekilde etkilemektedir. Gençlerin metropollerde yaşaması, çocuklarının standart dil olan İstanbul ağzıyla yaşam sürdürmeleri, Anadolu ağızlarının standart dil karşısında eridiğinin zaten kanıtıdır. Hangi birimizin köyünde genç kaldı ki?

Hangi hastaneler pandemi hastanesi yapıldı? Pandemi hastanesi nedir? - Son  dakika haberleri

Şimdi gelelim bu sürecin uzaması durumunda oluşabilecek farklılıklara, ön gördüğümüz ve eldeki verilere bakarak şu şekilde ifade edebiliriz:

Anadolu Ağızları İçin:

“Eğer bir dilin herhangi bir ağzını konuşan kimse kalmadıysa ve yazılı ya da sesli olarak hiç kayıt altına alınmadıysa, geleceğe taşınan hiç bir şey olmayacak”( Erdal 2012:21)  bir sözden çok bir felsefenin barındırıldığı bu ifade pandemi sürecinin uzamasında gelişen sonucun bir öncüsü niteliğindedir.
1-) Yöre ağızlarında, o ağzı konuşan kişi sayısı az olduğu için, izole hayatın etkisiyle hayat hareketliliği azalacak ve insanlar arası iletişim azalacaktır. Böylelikle bu sürecin uzun yıllar sürmesiyle o ağzı konuşan sayısı azalarak yok olmaya yüz tutacaktır.
2-) Yörelerde kullanılan toplu ulaşım araçları zaten kısıtlıdır. Toplu ulaşım araçlarında virüs yükünün fazlalığı bilinmekte olup yıllar sonra bu araçlar için yeni isim önerileri (hastalık barındırmasıyla ilgili) gelişecektir.
3-) Her köyün kendine özgü yiyecekleri olduğu bilinmektedir. Halk zihninde bazı yiyeceklerin hastalığa ve vücut direncine iyi geldiği bilinmesi yiyeceklere verilen isimlerin değişmesine etki edecektir.
4-) İzole hayatın etkisiyle oluşan iletişim kısıtlılığı ağızlar arası anlaşilabilir iletişimi en aza indirgeyecektir.
5-) Teknoloji olan yerlerde, gençlerin ilerleyen teknolojiyle içerisinde bulundukları sosyal mecralar o yöre gençlerini standart dile yakınlaştıracaktır.

6-) Köylerde eğitim faaliyetlerinin kısıtlı olması, içerisinde bulunduğumuz pandemi sürecinde de eğitimin aksaması o yörenin dil gelişimini olumsuz etkileyecektir.

Standart Dil/ İstanbul Ağzı Bakımdan Sonuçlar:

1-) Pandemi sürecinin 10 yılı aşkın sürmesi hayat hareketliliği azaltacağı için standart dilde konuşulan eylemlerin bir kısmını unutturacaktır. Örneğin; gezmeye gitmek, dışarı çıkmak gibi ifadeler askıya alınarak tek başımıza ve teknolojik ortam aracılığıyla yapılacak eylemler ön plana çıkacaktır.
2-) Maske kullanımı uzun yıllar olduğu sürece maskenin ağızdan çıkan sesi net bir şekilde iletememesi bazı kelimelerde ses farklılıklarına neden olacaktır. Bu durum yöre ağızları için de geçerlidir.
3-) Bu sürecin uzun sürmesi eğitim faaliyetlerini olumsuz etkileyerek yeni nesilin okuma yazma oranında farklılıklar göstermesine yol açacak ve aile için konuşma şekilleri ön plana çıkacaktır.
4-) Teknoloji, televizyon, sosyal mecra Standart dilde olduğu için standart dil yöre ağızlarının kullanılmasını azaltacaktır.

Atasözleri Açısından Oluşacak Ağızlarda Ki Farklılaşmalar:

Yörenin büyüklerinden atalarından çıkan atasözleri ve deyimler kulaktan kulağa yayılarak yeni nesile yol göstericidir. Bu bağlamda:

1- Bilinen atasözleri uzun yıllar içerisinde sağlık alanının etkisiyle değişecektir. Yıllar önce tarımla uğraşan dedelerimizin “sakla samanı, gelir zamanı demesi” yıllar sonra espritüel teknolojik gençliğimizin etkisiyle ” sakla maskeyi, gelir zamanı” veya ” Güneş girmeyen eve doktor girer” ifadesi yerine “kolonya girmeyen eve doktor girer” olarak değişebilme ihtimali her ne kadar komik gözükse de dilin değişimlere açık olan bir olgu olduğunun unutulmaması gerekir.

Aromsa - Yaratıcı Lezzet Ortağınız

Not: Pandemi süreci sağlıkla ilgili terimleri ön plana süreceğinden dolayı sağlık terimleri bu süreçte karşımıza sıklıkla çıkacaktır. Bu sözcüklerinin çoğunun Latince olması dilimizi olumsuz alanda etkileyecektir bu sonucun yaşanmaması için acilen bu terimlere Türkçe karşılıklar bulmak hem yöre ağızlarımızın hem standart dilimizin tahribata uğramamasında büyük rol oynayacaktır.

Giriş Yap

7gun24.com ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!